· ·

Edebiyat » Eleştiri

Yükleniyor...

Eleştirinin Tanımı ve Tarihçesi

Bir kişi, eser ya da konuyu doğru ve yanlışlarını göstererek anlatmak amacıyla yazılan kısa metinlerdir. Temeli düşünce olan yazı türüdür. Konu sınırlaması yoktur. Her konuda eleştiri yapılabilir. Hedeflenen öğeyi doğru ve yanlış yönleriyle tanıtmayı amaçlayabileceği gibi, bu öğenin doğru tanıtılmasını sağlamayı ve bir değerlendirmeyi de hedef alabilir. Sanat, edebiyat ya da düşünce yazılarının içeriği ile bu içeriğin işlenişini, değerli ve değersiz yönlerini ortaya koyan bir yazı türüdür.  İster kişisel beğenilerle ister estetık ilkelere göre sistemli bır şekilde değerlendirmedir. Yazar; objektif olmalı; eseri dikkatle inceleyebilmeli; analiz yapıp yorumlayabilmeli, geniş açılarla geniş bir bilgiyle ve hassasiyetle eseri degerlendirme kabiliyetine sahip olmalıdır. Eleştiri okulları üçe ayrılır: yansıtma, yaratma, dil. Yansıtma, eserin doğaya benzediğini savunur. Yaratma, eserin iç dünyasıdır, yani sanatçıdır. Dil ise, Rus biçimcilerinin yöntemidir ve eseri dil sistemi olarak görür. Eleştirmecinin görevi güzellik yaratmak değil,yaratılmış güzelliği yargılamak,okurlara tanıtmaktır. Eleştiriler; okura dönük eleştiri,topluma dönük eleştiri,sanatçıya dönük eleştiri,yapıta dönük eleştiri… olmak üzere türlere ayrılır.

Türkiye'de Eleştiri

  • Tanzimat dönemi: Romantik eleştiri yazarları Şinasi, Namık Kemal, Abdülhak Hamid; Realist eleştiriciler Samipaşazade Sezai, Beşir Fuad, Nabizade Nazım, Mizancı Murat'tır.
  • Servet-i fünun döneminde, Cenap Şahabettin intikad (sahte parayı gerçeğinden ayırmak) anlayışıyla tenkit eder. Halit Ziya, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit dönemin eleştiricileridir.
  • Cumhuriyetin ilk yıllarında eleştiri Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'le başlar. İsmail Habip Sevük ve Ahmet Hamdi Tanpınar eleştiriyi edebiyat tarihi içinde ele alırlar. Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin iki öznelci eleştirmendir.

« Geri